Ayak Bacak Fabrikası Ayvalık’ta…

Mustafa İRİ

1963 yılında, ünlü tiyatro neferi eski tüfek Sermet Çağan tarafından yazılan Ayak Bacak Fabrikası, Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin yorumuyla Ayvalık Tiyatro Festivali konuğu olarak sahnedeydi geçtiğimiz hafta.

Gençler, zamanında ülkemizin bütün illerini tek tek dolaşarak ün yapan bu toplumcu gerçekçi oyunda göz doldurdular.

Festival yönetmeni Hasan Sadi Mastar başta olmak üzere 4 gün boyunca çeşitli renk ve skaladan türlü işlere yer açan festival komitesini kutlamak gerek. İçe kapanık ve duyarlı yapısıyla sekiz yıldır gösterişten uzak bir istikrar gösteren festivalin Bursa’dan gelen konukları sadece Ayvalık için değil, sınırlar üstü bir açıdan da çekicilik taşıyor.

Yönetmen Murat Liman, oyunun içinde hatta başköşesinde konuşlanarak bir nevi orkestra şefi gibi işlevsel olmayı seçmiş. İnteraktif bir sezgisellikle etkiye açık bir yapı kurmuş. Oyuncular ve izleyici arasındaki soğuk zarın ortadan kaldırılması fikrini pek sevdim. İşin enerjisini canlı biçimdeki renkler ve kostümlerle yansıtmak ta en az bu dolaysızlık kadar etkili hissettiriyor.

Müzikal içerik, yoğun metni şarkıya ve dansa boğmamış. Ölçü hayli kıvamında. Oyunculuk yönetimi de genç arkadaşların her birine eşit uzaklıktan ve âdilane şekilde yaklaşıyor.

Tiyatro tutkusu nedeniyle tıpkı Ahmet Vefik Paşa gibi tüm olanaklarını seferber ederek işe aşkla koyulan yazarımız Sermet Çağan’ı 1970 yılında yitirmiştik. Fahir Baykurt’lu Almanya’dan ödüllü ve bol sendikalı yaşamında inci gibi parlayan Ayak Bacak Fabrikası, Brechtvâri havasıyla çağdaş tiyatromuzda emsalsiz bir yerde duruyor. Uludağ’lı ekip bu ağır ve güçlü söylemden coşkulu ve unutulmayacak bir yapım ortaya çıkarmış. Yazarımızın ruhuna okunan dua gibi pırıl pırıl, gösterişli ve samimiydiler.

Evrensel değerlerinden bir nebze bile kaybetmemiş dinamik yapısıyla hâlâ güçlü, hâlâ kudretli bu epik başarı örneğini gençlik enerjisiyle kuşanmış olarak izlemek isteyenlere, büyük prodüksiyonlardan değil de üniversitelerin tiyatro rotalarından izlemelerini salık veririm. Kimbilir belki günün birinde, hiç ummadığınız bir festivalin iddiasız bir salonunda bu beklenmedik piyango size de çıkabilir.