GİYDİRİCİ

İstanbul Devlet Tiyatroları Şubat ayında ilginin oldukça yüksek olduğu Giydirici ‘ nin galasını Cevahir Sahnesinde gerçekleştirdi. Yazar Ronald Harwood’un sahne sanatı ve sanatçılarına olan tutkunluğunun meyvesi eserlerinin en ünlü örneklerinden olan yarı otobiyografik Giydirici, tiyatroda kariyer yapmak için 17 yaşında Londra’ ya taşınan Harwood’ un bu tutkusundan aldığı ilham ve güçle gözlemlerinin oyunlaştırılması. Birbirinden farklı yaş, konum ve beklentilerde ama ortak paydası tiyatro olan sahne emektarlarının sahnede vücut bulduğu oyun, yazarın eserlerinde işlemeyi sevdiği diğer bir konu olan II. Dünya savaşı esnasında her gün başka bir oyun sahneleyerek turnede tiyatro yapmaya çalışanları anlatıyor. Zaten Harwood,  5 sene boyunca Birleşik Krallık’ın son aktör-müdürlerinden Sir Donald Wolfit’ in giydiricisi olarak Shakespeare Company’ de çalışmış. Ne kadar başarılı bir yazar olduğunun diğer bir kanıtı da ‘Giydirici’ ile de aday olduğu, En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ ını, hepimizin hatırlayacağı bir film olan Piyanist ile alması.

Oyunun sağlam metne sahip bir klasik olması ve devlet tiyatrolarında sahnelenişi tabi belli bir standartı da beraberinde getiriyor. Tabi belli bir beklentiyi de. Yine de Norman karakterini canlandıran Celal Kadri Kınoğlu bu kadar mı öne çıkar. Tamam karakter çok eğlenceli, hareketli ama bu abartılı oyunculukla dezavantaja da dönüşebilen bir durum. Ama Celal Kadri çok yerinde, hiç sıkmadan parlatmış Norman’ ı ki hem karakteri hem de izlemeyi seviyorsunuz. Oyunu izleyen herkesin aklında da sanırım Celal Kadri’nin performansı kalacak. Lady’ i oynayan Hülya Gülşen’ in ses tonu ve diksiyonu da hem İngiliz nezaketini, hem de tiyatro oyuncusu olduğu kadar düşünceli bir eş olduğunu tatlı tatlı hatırlattı. Sahne amirini canlandıran Rüyam Perihan Dirin’ in ise hem Norman hem de Sir ile olan ilişkisi belki oyundaki en nazik ama mesafeli İngiliz tavrını yansıtan kısımdı.

Oyunun geçtiği tarih ve yer itibari ile eleştirdiği Faşizm ve Bolşevizm’ in, sanatın tüm totaliter rejimlere karşı olan tutumu açısından her zaman ve her yer için geçerli bir söylem değil mi… ‘Herşeye rağmen sanat’ söyleminin altı reji de biraz daha çizilebilirdi sanki. Tiyatro emektarlarının içsel dünyaları kadar savaş zamanı bile hala oynayarak sergilemek istedikleri sanatçı olma tavrı da oldukça önemli.

Oyunun kostüm tasarımı İnci Kangal Özgür, ışık tasarımı ise Akın Yılmaz’ a ait ve Devlet Tiyatro’ larına uygun bir noktada. Dekor ile ilgili ise Sir’ in odasında geçen kısımlarda sahne çok boş kaldı. Belki Cevahir’ deki sahnenin büyüklüğü buna sebep ama Devlet Tiyatrosu oyunlarının oynadığı diğer sahnelerin de çok farklı olmayacağını düşünüyorum. Alternatif tiyatrolara göre daha avantajlı oldukları bu konuda daha farklı tasarlanabilir miydi acaba demekten kendimi alamadım.

Tiyatro ve tiyatrocunun neden ve nasılına iki saatliğine bir pencere Giydirici. Açıp bakmak isterseniz diye.

 

Künye :

Yazan : ROLAND HARWOOD

Çeviri : ERGUN SAV

Yönetmen : HAKAN ÇİMENSER

Yönetmen Yardımcısı : CELAL KADRİ KINOĞLU

Dekor Tasarım : SAVAŞ ÇEVİREL

Kostüm Tasarım : İNCİ KANGAL ÖZGÜR

Işık Tasarım : AKIN YILMAZ

Müzik : FIRAT AKARCALI

Oyuncular :

CELAL KADRİ KINOĞLU

HAKAN ÇİMENSER

RÜYAM PERİHAN DİRİN

HÜLYA GÜLŞEN

EBRU DEMİRDÖVEN

ARAL SESKİR

OSMAN TUNCA SOYSAL

SİNAN CEM ÇABUK

ABDULLAH YAKIN

CEM ŞAHİN

EVRİM FEYZA GEBOLOĞLU

İPEK ALTINÖZ