Aydın Üstüntaş Tiyatro Ödülleri Üzerine, Gülçin Üstüntaş ile Söyleşi

1012783_10151532476323740_1066184046_nEmre Ergün: Aydın Üstüntaş kimdir?

Gülçin Üstüntaş: Aydın Üstüntaş, Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu’nun (OBKT) kuruluşundan itibaren emek veren biridir. Tiyatroya ilgisi küçük yaşlarda başlatmıştır.Üniversite yıllarında devam etmiş, askerlikte Mahir Canova ve Suat Taşer gibi hocalardan ders almıştır.OBKTnin kuruluşunda görev almış ve OBKT’ye kırk yıl boyunca tiyatro adamı olarak hizmet vermiştir. Neler yapması gerekiyorsa onu yaparak Ordu’da birçok insanın yetişmesine ve tiyatronun bu bölgede kök salmasına katkıda bulunmuştur.Tiyatro eleştirmeni Tahir Özçelik’in yönlendirmesi ile yöresel oyunlar yazmaya ve sahnelemeye başlamıştır. Ordu’da yaşanmış öyküleri sahneye taşımıştır. Bu konudaki başarısı ise sahnede görüşmüştür. Hekimoğlu hikâyesi rekor kırmıştır. OBKT bugün perdesini hiç kapatmadan elli üç yıldır yaşayan bir tiyatrodur. Bilinmelidir ki OBKT üç büyük kentten sonra yaşayan canlı ve sürekliliği olan en büyük tiyatrodur.

Emre Ergün:Aydın Üstüntaş’ıAnma Gecesi ve Oyun Yazma Yarışması nasıl başladı? Hangi amaçla başladı?

Gülçin Üstüntaş: Aydın Üstüntaş’ın aramızdan zamansız ayrılması sonrasında bu benim borcumdu artık. OBKT kurulurken ve büyürken ben de onun yanındaydım. Ben de tiyatroyaonun kadar sevdalıydım.Her şeyibirlikte yaptık. OBKT bu ivmeyi kazandıysa birlikte omuz verdik. Aydın Üstüntaş’ı yaşatmak ve tiyatroya güç vermeye devam etmek gerekir diye düşündüm.

Aydın Üstüntaş’ın ölümünün ilk yılında, yazar dostumuz Tanju Cılızoğlu’nundesteği ile bu yarışmaya başladık. Biz taşra kentinde bölge tiyatrosu gibi Anadolu tiyatrosuna hizmet ettik. Büyük kentteki yazarların ve eleştirmenlerin dikkatini Anadolu’ya çekmek gerekiyordu. Bu amaçla ilk ödülleri eleştirmenlere verdik. İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışında da tiyatrolar var, kök saldılar, gelişip gidiyorlar, ne yaptıklarını bilsinler, araştırsınlar diye düşündük. İki sene verebildik bu ödülü. Sonra gördük ki eleştirmenlerin Anadolu’ya gelmesi güç bir süreç. Eleştirmenlerin Anadolu’ya gelmesi için destek sağlanamıyordu. GülşenKarakadıoğlu ile tanıştıktan sonra onun önerisi ile bu yarışma oyun yazma yarışmasına dönüştü.

Oyun yazma yarışması akıllıca bir iş oldu. Gelenekseli modernize eden oyunlar istiyorduk. Bu anlamda sadece bu yarışma için oyun yazmaya başlayan yazarların olduğunu gördük. Bunun Türk tiyatrosuna katkısı olduğunu düşünüyorum. Gün geçtikçe katılım sayısının artması bunu başardığımızı gösteriyor. İyi oyunlar geliyor.

Emre Ergün: Yazılan bu oyunlar gerçektenTürk tiyatrosu adına güzel bir yer ediniyor.

13244128_1749389691942612_6818532666584668599_oGülçin Üstüntaş: Geleneksel olanlar gerçekten modernize ediliyor ve oyun olarak Türk tiyatrosuna kazandırılıyor.

Emre Ergün: Aydın Üstüntaş’ı Anma Gecesi’nin bu yıl onuncusu düzenledi. Sekiz yıldır oyun yazma yarışması yapılıyor. Yazılan oyunların sahnelenmesi konusunda yönlendirme yapılıp destek sağlanıyor mu?

Gülçin Üstüntaş: Bizim bütün amacımız bu. Mutlaka oynanmalı diye düşünüyoruz. Gelen oyunların bazıları kazanıp kazanmadığına bakılmaksızın farklı tiyatrolarda oynandığını gördük. Devlet tiyatrolarında da oynanan oyunlar oldu. Bunu henüz yerleştiremedik. Bağlantılı olduğumuz tek tiyatro OBKT. Oynanırsa burada oynanacak diye düşünüyorum. Her tiyatroda oynayabilir ama biz yeni bir vizyonla bunu geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Emre Ergün: Aydın Üstüntaş Oyun Yazma Yarışması artık gelenekselhale geldi. Ordu Büyükşehir Belediyesi ve OBKT desteği ile devam edeceğini düşünüyoruz. Bu yarışmayı festivalolarak devam ettirme düşünmesi var mıdır? Aydın Üstüntaş adıyla Ordu’da tiyatro günleri olabilir mi?

Gülçin Üstüntaş: Ordu’da tiyatro festivali olmasını istiyorum. Çocukfestivalleri yapılıyordu önceden. Sanırım dokuz yıl kadar sürdü. Keşke devam edebilseydi. Ordu, tiyatro festivalini hak eden bir yer. Bir şehrin elli üç yıldır tiyatrosu varsa festival de yapılmalıdır. Bu Aydın Üstüntaş adına mı olur başka şekilde mi olur bilemem ama olması gerekiyor. Karar verecek kişi ben değilim, sadece önerebilirim.

Emre Ergün: OBKT’ninkuruluşunda Aydın Üstüntaş’ın yanında yer aldınız ve bugüne kadar getirdiniz. OBKT’nin bugünkü durumunu ve öncesini karşılaştırırsak ne söylenebilir? Ne kaybetti,  ne kazandı?

Gülçin Üstüntaş: Burada sadece bir şey söylemek istiyorum. OBKT kurulurken teknik olarak çok yoksun ve yoksul bir tiyatroydu. Teknik eksikliklerine ve bu yoksunluğuna rağmen çok iyi oyunlar çıkardı. Toplumsal içerikli ve ciddi oyunlar çıkardı. Türkiye’nin her yerinde oynanabilecek nitelikte oyunlardı bunlar. Oynandı da. Bugünle karşılaştırınca teknik olarak, o zamanlar hayal edemeyeceğimiz teknik donanıma sahipler. Ordu’da yaşamadığım için oyunların hepsini göremiyorum. Bu konuda bir şey söylemeyeceğim. Genç oyuncuları var ve OBKY’yedördüncü kuşak oyuncular geldi. Tekniklerin üstün olduğunu söyleyebilirim.

Emre Ergün: OBKT ve diğer bölge tiyatrolarının karşılaştığı sorunlar nelerdir? Bu sorunlar için çözüm önerileriniz nelerdir?

Gülçin Üstüntaş: Bölge tiyatrosu olarak düşünüldüğünde OBKTkurulduğundaErzurum’da,Sivas’ta,Diyarbakır’da,Trabzon’da devlet tiyatrosu yoktu. Sadece OBKT vardı ve ilk yıldan itibaren kısıtlı olanaklarla bütün Karadeniz’i ve doğuyu dolaştığımızı biliyorum. Şimdi öyle değil. Trabzon Devlet Tiyatrosu bölge tiyatrosu olarak bütün Karadeniz’e ulaşıyor. Erzurum, Sivas, Diyarbakır yine bu şekilde kendi bölgelerine ulaşıyor. OBKT’nin böyle bir işlevi kalmadı diye düşünüyorum. Şimdilerde OBKT ne yapıyor? Çok daha güzel şeyler yapıyor. Kendi ilçelerine, köylerine kadar ulaşıyor. Bu önemli bir aşama. Tiyatro salonu olmayan yerlerde açık havada oynuyor. Bir şekilde tiyatroyu her yere ulaştırıyor.

Emre Ergün: Belediyelere bağlı tiyatrolar ya da devlet tiyatrolarının yanı sıraOrdu’da tiyatro çok ileri seviyede. Çok sayıda tiyatro grubu var. Anadolu’dabirçok tiyatro grubu var. Anadolu’daki tiyatrolar komsunda görüşleriniz nelerdir?

Gülçin Üstüntaş: Bu konuya şöyle bakmak gerekir; her ilde tiyatro coşkusunu ver sevdasını yaşayan gençler vardır. Bir ilde profesyonel bir tiyatro olsa da oranın sevdalı gençleri tiyatro yapmak ister ve amatör tiyatrolar filizlenir. Uzun süre yaşar ya da yaşamaz. Bu önemli değildir. Her genç bu tiyatro sevdasını hayata geçirmeli.

Bakın Ordu’da elli yıl sonra, kendiliğinden oluşan tiyatrolar var. Bugün dört tane ciddi çalışan özel tiyatro var. Dernek adına ya da kendileri adına çalışıyorlar. Bunlar olması gereken sevindirici şeyler. Herkes bir tiyatronun etrafına toplanıp tiyatro yapamaz. Kendi tiyatrosunu yapmaları gerekir. Ben bunu destekliyorum. Mutlaka yapılmalı. Çoğalacaklar.

Gençleri engelleyemezsin. Bir gencin içinde müzik yapmak varsa bunu engelleyemezsin. Aynı şekilde tiyatro sevdası varsa o da harekete geçecektir. Amatör olurlar. Ama zaten her insan sanattan beslenmeli. Bir dalı da olsa beslenmesi yaşam sevinci katar. Hayatın içinde onu geliştirir. Gelişim için sanatın önemli olduğuna inanıyorum.

Keşke her ilde çoğalsa… Küçük yerlerde de var. Ordu’da, Fatsa’da, Ünye’de tiyatrolar yapılıyor. Yapılası da gerekiyor. Bu sevindirici. Türkiye’nin bütün illerinde bu tür çalışmaların olduğunu biliyorum. Kesinlikle olmalı.

Emre Ergün: Ordu’da amatör tiyatronun bu seviyeye gelmesinde aydın Üstüntaş’ın rolü nedir?

Gülçin Üstüntaş: Sadece, tiyatromuz var, gelin oynayın demekle olmadı. Önemli işlevi şöyledir; Ordu’da meslek sahibi her insan sahneye çıkmak ister. Çoğu insan bunu yapmıştır. Sahneden bir kez geçmiştir. İsteyen herkes bu sahnede rol almıştır. Bu gelenektir.

Ordu’da ilk resmi tiyatro 1964te kurulmuştur ama 1918’lerden başlar. O zamanlarda gençler tiyatro yapıyordu. Herkes sahneye çıkıyordu. Böyle bir coşku her yerde olmalı.

OBKT’den sonra tiyatro çalışmalarının geliştirilmesi gerekiyordu. Dışarıdan yönetmen getiriyorduk. Oyuncunun gelişmesi için katkı sağlıyordu. MEB ile OBKT’nin birlikte düzenledikleriliseler arasıtiyatro yarışmalarda sivrilen gençler OBKT’yealınıpyetiştiriliyordu. Burada böyle bir gelişme sağladı. Daha sonra konservatuvar açmanın zamanı geldi denildi ve açıldı. Bunun için büyük bir çaba sarf edildi. Konservatuvarda yüzlerce öğrenci yetişti.

Tiyatro ile ilgilisi olmayan, arkadaşının koluna takılıp öylesine gelen ve sahnede kalan insanlar oldu. İnsan kendini keşfediyor. Artık konservatuvar ile birlikte artık yetişmiş öğrenciler gelmeye başladı. Üniversite kurulduktan sonra da tiyatro bölümleri açıldı.

Emre Ergün: Aydın Üstüntaş’ı Anma Gecesi on yıldır düzenleniyor. Ben de burada görev almış biri olarak soruyorum. Onunla ilgili küçük oyunlar sahneledik. Bunlar devam edecek mi?

Gülçin Üstüntaş: Aydın Üstüntaş’ın otuza yakın oyunu var. Yöresel oyunlarını kısaltarak her yıl burada bir örnek gösterdik. O oyunlar bugüne kadar devam etti. Bundan sonra belki bir format değiştirmek gerekebilir. Bilemiyorum. Bu yıl belediyeyle birlikte düşünüp bir karar vereceğiz. Önümüzdeki yıllarda göreceğiz artık

Emre Ergün: Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Gülçin Üstüntaş: Ben de ilginize teşekkür ederim.