“Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”

ONİKİNCİBu yıl 101. Yılını kutlayan İBB Şehir Tiyatrosu’nun ilk galası olan 12. Gece oyunundayız. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin fuaye alanını genç, yaşlı birbirinden kıymetli tiyatro insanları doldurmuş.  Oyun öncesinde neşeli müzikleriyle sevimli bir orkestra konuklara kısa bir şölen sunuyor.  Orkestranın hemen yanıbaşında Şehir Tiyatrosunun yaşayan duayeni  müzisyen / orkestra şefi Önder Bali bir çocuk kadar şen ve keyifle eşlik ediyor.

Eser tiyatronun zamandan ve mekandan bağımsız efsane yazarı William Shakespeare’e ait bir komedi. Kısaca oyunun konusu şöyle; ikiz kardeşler Viola(kız) ve Sebastian(erkek), bir gemi kazasından sonra, birbirlerini öldü sanıp ayrı düşerler. Viola, Illyria dükü Orsino’nun hizmetine girebilmek için erkek kılığına girer. Dük Orsino adına güzel Olivia’ya kur yapmakla görevlendirilir. Orsino Olivia’ya sırılsıklam aşıktır fakat aşkına bir türlü karşılık alamamaktadır. Çünkü Olivia kardeşinin ölümünden sonra yastadır ve ayağına gelen herkesi geri çevirmektedir, ta ki şimdi erkek kılığındaki Viola’ya aşık olana dek. Bu sırada, Olivia’nın dayısı Tobi, tutucu hizmetkar Malvolio’ya şamatalı bir oyun oynarak, bu cümbüşlü kimlik yanılması ve Malvolio’nun karşılıksız aşk hikayesini iyice kızıştırır.

Shakespeare denilince akla şiirsel, akıcı bir üslup ve insanlığın temel değerleri gelir.   Oyunun yönetmenliğini bir süre İngiltere’de yaşamış ve orada bizzat tiyatro eğitiminde, atölye çalışmalarında bulunmuş Serdar Biliş yapıyor. Serdar Biliş aynı zamanda İngiliz Tiyatrosunda da çalışmış bir isim.

Kalabalık bir kadroya sahip oyuncu ekibinde Levent Öktem,  Bennu Yıldırımlar gibi ünlü oyuncular yer alıyor.  Gerek orkestranın harika müzikleri,  gerek ödüllü tasarımcı Cem Yılmazer ‘in muhteşem video ve ışık tasarımları,  gerekse oyuna asılan oyuncu kadrosu tek perde ve neredeyse iki saat süren oyunda dinamizmi ve ilgiyi hep canlı tutuyor.  Ama bazı oyuncular , bazı repliklerde oyunculukları yerine ses tonlarını kullanma kolaycılığına da kaçmıyor değil.

Yönetmen metaforları güzel kullanmış.  Aşktan bahsederken yanan ateşler, gökyüzündeki dolunay veya düşle gerçek arasındaki hayatı imgeleyen aynalar…

Dekor ve kostüm tasarımları da oyuna hizmet ediyor.  Belli ki sahne ve kostüm tasarımlarını yapan Gamze Kuş, metni ve yönetmenin vermek istediğini çok iyi anlamış.

Oyunda hayatın içindeki tezatlıklar, karmaşık durumlar,  ufak çatışmalar sonucu oluşan komik durumlar seyirciyi eğlendiriyor. Ama en insani duygu olan sevme, sevilme, değer verilme ihtiyacını da gözler önüne seriyor.

Yalnız bir eleştirim oyunun konusunun yalın bir şekilde anlatılamıyor olması. Seyir öncesinde oyunun broşürünü okuyup ön bilgiyi edinmiştim ancak izleyicilerin derse önceden çalışmak gibi bir zorunluluğu yok. Konu ve karakterler ancak oyunun sonuna doğru netleşiyor.

Birbirimizden iyice ayrıştığımız , hüzne boğan ve  moralimizin epeyce bozulduğu son zamanlardan sonra böyle bir oyun izleyenlere ilaç gibi gelecektir.

Sanat,  özelde tiyatro bizi insan yapar,  veya unuttuğumuz insani duyguları hatırlatır. Onikinci Gece oyununda görev alan tüm ekibin emeğine ve yüreğine sağlık.

Kendisi de Shakespeare çevirileri yapmış olan ünlü şairimiz Can babanın ( Yücel ) bir sözüyle bitirmek istiyorum;

“Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”

KÜNYE:

Yazan                                : WILLIAM SHAKESPEARE

Çeviren                             : ZEYNEP AVCI

Yöneten                             : SERDAR BİLİŞ

Sahne Tasarımı                : GAMZE KUŞ

Kostüm Tasarımı             : GAMZE KUŞ

Işık Tasarımı                    : CEM YILMAZER

Müzik                                 : ÇIĞDEM ERKEN

Koreografi                         : CANDAŞ BAŞ

Efekt                                  : GÖKÇE SELİM

Yönetmen Yardımcısı    : BERK SAMUR, DOĞAN ŞİRİN, DOLUNAY PİRCİOĞLU, DENIZ EVRENOL

OYUNCULAR

BENNU YILDIRIMLAR, BERK SAMUR, DOĞAN ŞİRİN, ERKAN SEVER, ERSIN UMULU, EYLÜL SOĞUKÇAY, İSMET ŞAHİN, KUBİLAY PENBEKLİOĞLU, LEVENT ÖKTEM, MANA ALKOY, ÖZGE ÖZDER, PINAR AYGÜN, SEDA FETTAHOĞLU,SENAN KARA, TOLGA YETER