Binnur Şerbetçioğlu ile Sıcak Bir Sohbet

binnurserbetciogluİstanbul Kumpanyası kurucularından Binnur Şerbetçioğlu’na bir dost ziyaretinde bulundum. Tarık- Binnur Şerbetçioğlu ailesi, Türk Tiyatrosu’nun önemli ve değerli isimleri. 24 saatleri sanatla geçen bir aile, onlarla tiyatro üzerine sohbet etmek beni çok mutlu ediyor. Çünkü sanatı insana ve dünyada yaşayan tüm canlılara ulaşmak için severek yapıyorlar. Sevginin en önemli kaynakları olduğunu düşünüyorum. İnsan ayrımı yapmadan sevgiyle ve özenle çalışıyorlar. Böyle olunca da tecrübeleri, gelecek için planları ve yılmadan yaptıkları çalışmaları insan öğrenmek istiyor. Yaşamları sanat olan insanların çoğalması arzusuyla başlıyoruz sohbetimize.

YY: Yetkin Yüksel

BŞ: Binnur Şerbetçioğlu

 

YY: Yaşam nasıl gidiyor?

BŞ: Benim hayatım çok değişti çünkü ben Şehir Tiyatrolarından emekli oldum. Tam 100. yılında emekli oldum.

YY: Kaç yılınız geçti şehir tiyatrolarında.

BŞ: 1988 yılında girdim Şehir Tiyatrolarına.

YY: 26 yıl olmuş.

BŞ: Evet, dolu dolu geçen bir 26 yıl. Ben Şehir Tiyatrolarına en güzel dönemde girdim. Birçok konuda da istediğimi yaptım. Oyuncu oldum. Yönetmen oldum. Yazar oldum. Her şey konuda çalışmalarım oldu. O yüzden gönül rahatlığı ile emekli oldum diyebilirim.

YY: Şimdi yeni bir dönem başladı diyorsunuz.

BŞ: Evet evet, Şehir tiyatrolarından emekli oldum ama ben oyuncuyum. Kendi tiyatromda da fayda sağlamalıyım.

YY: Artık Sizi İstanbul Kumpanyası’nda göreceğiz.

BŞ: Evet İstanbul Kumpanyasında çalışmalarıma devam edeceğim. Ben kendi tiyatromda da bu faydayı sağlamalıyım. Biliyorsunuz ben çocuk oyunlarına çok önem veririm. Şehir Tiyatrolarında da çok önem verdim. Çocuk oyunları çok önemlidir. İstanbul Kumpanyasında çocuk oyunlarına çok önem veririz. Çocuk oyunları seyircisini diğer oyunlara da taşımak için çalışacağım. Hata yapmadan kaliteden ödün vermeden çalışmalara devam edeceğim. Sende biliyorsun takip ediyorsun

YY: Evet oyunlarınızı zevkle izliyorum.

BŞ: Yanlış yapmamaya çalışıyoruz.

YY: Ben aile tiyatrosu diyorum.

BŞ: Aynen öyle. 7’den 77’ye durumunu korumak istiyoruz. Bazı enerjiler gitmiyor. Bizim tiyatrosunun enerjisi her zaman olması için çalışıyoruz.

YY: Başka bir projeniniz var mı?

BŞ: Benim yazdığım bir oyun var onu çıkacağız. Biliyorsunuz Ayar Hamza adlı oyun çıkıyor. Bugün izlediğimiz çocuk oyunu prömiyeri yaptık. Bir oyun daha çıkacak çocuk oyunu olarak. Beş tane çocuk oyunumuz var.

YY: Ödenekli tiyatrolar gibi çalışıyorsunuz.

BŞ: Aynen öyle. Beş çocuk oyunu çıkarmak kolay değil. Bunun yanı sıra büyükler için yaptığımız oyunlarımız da devam ediyor. İki büyük oyunda çıkacak.

YY: Bunu söylemek zorundayım. Bazı ödenekli tiyatrolar ne yazık ki böyle değil.

BŞ: Biliyorum. Eskilerle devam etme yolunu seçiyorlar. Biz Eylül ayında çocuk oyunlarını açtık. Herkesten önce sezonu açtık.

YY: Aynen erken sezon açılımı oldu.

BŞ: Aynen tatilimizi çok güzel yapıyoruz ve tatil sonrası hemen çalışmalara başlıyoruz. Eylül de ise sezonu açıyoruz. Bunu devamlı böyle yapacağız galiba öyle görülüyor. Bu başarımızı çok çalışmamıza ve sevgi ile çalışmamıza borçluyuz.

YY: Ezber bozuyorsunuz?

BŞ: Aynen öyle. Bak şimdi beş çocuk oyunu var. Şimdi bir çocuk oyunu daha geliyor. Toplam altı oyun. Beş büyük oyunumuz var. Bir oyun daha geliyor. Birde sürpriz de olacak, benim yazdığım ve benimde oynadığım bunun ismini vermeyeceğim. Mesela Karman Çorman adlı oyunumuz beş yıldan beri oynuyor ve çok istek var bu sezonda oynuyoruz. Bizim bir Ömer’imiz var onun söyledi çok hoş bir söz var: “ Hocam Şehir Tiyatroları 657 burası 658” diyor. Cidden ödenekli tiyatrolar gibi çalışıyoruz.

YY: Kaç oyuncunuz var?

BŞ: Otuzu geçti. Otuz beş oyuncumuz var. Bu da kolay değil.

YY: Çok yüksek bir rakam kolay değil.

BŞ: Haklısınız. Bizim çalışmalarımız çok özel geçer. Özel tiyatro dayanışma olmadan sevgi olmadan ve ekibinize güvenmeden yapılamaz. Bizim provalarımız çok eğlenceli ve çok güzel geçer. Biz aileyiz. Sizde izlediniz çocuk oyunda ki dansları, bunlar çok ciddi prova yapılmadan asla başarılamaz.

YY: Haklısınız. Özel tiyatrolarının içinde bulunduğu sıkıntıları biliyoruz. Sizde bu sıkıntıların içinde var olan bir Özel tiyatrosunuz. O zaman bu başarının sırrı ne?

BŞ: Sevgi ortamı ve güven ortamını yaratmak. Onların güvenini sarmadan işini yürütmek gerekir. Burada bir eğitim veriliyor. Bunun bir dozu var bunu ayarladınız zaman başarı geliyor.

YY: Kadıköy sizi seviyor?

BŞ: Evet, o kadar da uzun bir zamanımızda olmadı ama Kadıköy bizi çok iyi tanıdı.

YY: Resmen orta düzeyde bir işletme kolay değil?

BŞ: Aynen, oyun oynandıktan sonra oyuncularımız hemen yövmiyelerini alırlar. Bu sadece oyunlar için geçerli değil. Prova sırasında da bu şevk ve heyecan vardır.

YY: Bu güzel enerji oyuna da yansımış.

YY: Gözde Akınlar hoş geldin. Kutlarım oyunuzu. Ciddi bir performans sergilediniz.

GA: Evet, severek yaptığımız bir iş. Ben İstanbul Kumpanyasında olmaktan çok mutluyum. Huzurlu bir yer. Birçok özel tiyatro var ama aynı huzuru bulamıyorsunuz. Bu yüzden sanatımızı çok güzel bir ortamda yapıyoruz. Burada halk için sanat oluyor. Bir oyuncu olarak tecrübe olarak çok güzel bir şeydir.

 

YY: Tarık Beyi gördüm. Harıl harıl fotoğraf çekiyor. Oyunda hiç durmuyor. Resmen asistan gibi çalıyor.

 

BŞ: Evet, o benim oyunumda asistan gibi çalışır. Bende onun oyununda da asistan gibi çalışırım. Asla ödün vermeyiz. Oyun için için her türlü çalışmaları yaparız.

 

YY: Tiyatronuzda seyirci sayısını tutuyor musunuz? Seyirci ilgi ölçüyor musunuz?

 

BŞ: Evet evet seyirci sayımızı tutuyoruz. Çocuk oyunlarımız 6 bin büyük oyunlarımız da 10 bin seyirciye ulaştık. Toplam 16 bin seyirci ulaştık.

 

YY: Bu çok büyük bir rakamdır.

 

BŞ: Evet seyircimize çok teşekkür ederiz. Bizi asla yalnız bırakmadılar. Şeker Şerbet Çocuk Tiyatrosu birimi kurduk. Çocuk oyunlarımız bu birim içinde oynanıyor. İstanbul Kumpanyası içinde. Önümüzdeki yıl ise gençlik birimi kurmak istiyoruz. Bizim kadromuz oldukça genç bir kadroya sahibiz. Genç oyunculara güveniyoruz. Bu bizim için çok önemli. Bir gencimiz Arda Alaşen geldi. Onunda konuşmasını isterim.

 

YY: Evet, Arda Alaşen, İstanbul Kumpanyasında ilk oyunun mu?

 

AA: Evet İlk oyunum. Bu ailede olmak benim için çok önemli. Binnur Hanım yönetmenimiz bizi çok iyi şarj etti ve bu güzellik oyunumuza yansıdı. Benim için bir şans. Ben mutluyum

 

YY: Nermin Koçak geliyor. Yeni Tiyatro Dergisi emek ve Başarı ödülleri adaydın değil mi?

 

NK: Evet evet, adaydım.

 

YY: Nasıl İstanbul Kumpanyası nasıl? İstanbul Kumpanyası bizim için çok özel bir yer. Seve seve çalışıyoruz. Biz hocalarımızdan rol istiyoruz. Onlarda bize seve seve rol veriyorlar.

 

YY: Başak projen var mı Nermin?

 

NK: Evet var. Ayar Hamza’da oynuyorum. Heyecanlıyım.

 

YY: Ayar Hamza oyunu ne zaman prömiyer yapacak?

 

BŞ: 19 Ekim’de saat:19.00’da Halis Kurtça’da oynayacağız.

 

YY: Binnur Şerbetçioğlu’nun diğer projeleri neler?

 

BŞ: Biliyorsunuz. Benim bir korom var koro devam ediyor. Bu sene de devam edeceğim. Benim boyama işim de var. Mask boyuyorum. Öyle bir sergi de açacağım. Yeni bir oyun yazacağım.

 

YY: Sizin bir Şehir Tiyatroları röportaj projeniz vardı…

 

BŞ: Evet, o zamanda konuşmuştuk evet var. Ama biliyorsunuz. 100. yıl biraz uzatıldı. Esas beni engelleyen ve üzen Kenan Işık’ın durumu. Kenan Işık’a çok üzüldüm. O yüzden de o çalışmam biraz rafa kaldırdım. Biliyorsunuz bizim mahalle evimiz var. Orada oyun çıkarıyoruz.

 

YY: Mahalle evinizde ciddi bir başarı sağladı.

 

BŞ: Evet, artık mahalle evi için oyuncuları seçme ile yapıyoruz. O kadar çok yoğun ilgi var ki. Bunu bir şekilde düzene sokmak için yapmak zorundayız. Bir de bizim kalıcı bir sahne arzumuz var. Eğer bu kalıcı sahne olsa daha çok oyunlar çıkarırız. Neler neler olur? Bunun içinde çaba harcıyoruz.

 

YY: Teşekkür ederim. Sayenizde çok güzel bir Pazar günü geçirdik. Çocuk oyunu izlemek ve oyundan zevk almak farklı bir ayrıcalıktır.

 

BŞ: Ben teşekkür ederim. Çocuk oyununda zevk almanız benim için büyük bir mutluluk.