İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz

Ocak ayının sonlarına doğru soğuk ve yağışlı bir günde İstiklal caddesinin Meşelik Sokak’ta bulunan Hayal Kahvesi’nin alt katındaki Hayal Perdesi sahnesinde,  İstanbul Tiyatro Festivali’nde fırsat bulup gidemediğim, Boris Vian’ın yazdığı;

“İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz”

oyunundayım.

Kule şeklinde yüksek bir evde yaşayan aile, nereden geldiği belli olmayan gizemli sesin yarattığı korkuyla kaçmaktadır. Kaçtıkları yer, evlerinin gittikçe daralan ve boşalan üst katlarıdır. Neden korktukları bile belli olmayan bu insanların her çıkışı, her kaçışı, korku esaretiyle birlikte yalnızlığa, eksilmeye, çöküşe doğru yapılan bir yolculuktur.

Selin İşcan’ın projelendirip Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyun,  sade ve yaratıcı dekoruyla, metaforları kullanma tarzlarıyla, kostümlerin dönemi yansıtmasıyla oldukça başarılı.

Sümürz korku mudur yahut İç ses mi?

Oyuna genel olarak bakacak olursak; henüz karartılmamış bir sahneye giren baba ve diğer aile bireyleri anne , evin kızı ,evin temizlik işlerine bakan hizmetli ve birlikte taşındıkları komşularıyla birlikte ellerindeki birkaç parça eşyaları küçük evlerine yerleşirler. Geldikleri yerde en kıymetli varlıkları merdivenleridir. Zaman içerisinde yaşamlarında duydukları tuhaf anlamsız ses, ev halkının tüm dengesini bozup saldırgan hale getirmektedir. Saf duygular korkular, iç seslerinin de etkisiyle birlikte kirletilmektedir. Bu da bembeyaz olan şümürze yansımaktadır. Şümürz evin bireylerinin korkularıyla birlikte günden güne kirlenmektedir.

Tüm bunlara şiddetle karşı çıkan evin kızı Cruche sonunda evi terk eder. Kabullenemediği ailesinin ve esrarengiz komşularının duydukları anlamsız ses ile ihtiyaçları olan eşyalarından vazgeçip ufak bir bavulla daha yukarı kaçmaları. Aslında kaçan yalnızca bedenleri, korkuları değil. Bunu da şümürz ‘ün oyunculuğuyla görüyoruz. Kaçmaya çalışıp bir süre sonra gücünü yitirip yeniliyor. İlerleyen zamanda evin hizmetlisi Zenobia, anne ve ölen komşuları altı odalı geniş bir evden iki odalı daha küçük bir yere ve en sonunda tek göz bir odaya. Terk edilmişlikleri kabullenemeyen baba sonunda korkularıyla birlikte tek göz odada şümürzle birlikte baş başa kalır ve hayatını sorgulamaya başlar ki, bu da şümürzün zaferi olur.

Oyunda başrol oynayan baba Reha Özcan çok başarılı bir oyun sergilemekle birlikte anne Ayşe Lebriz Berkem ile birlikte uyum içindeler.

Şümürz rolüyle Selin İşcan oyunu başından sonuna kadar başarıyla götüren güçlü karakter.

Oyunda başarılı diğer kişi evin kızı Cruche rolüyle Selin Tekman mücadeleci kişilik sergileyen oyuncu.

İleride adından söz ettirecektir.

Ayrıca esrarrengiz komşu Nihat Alptekin’ i atlamamak gerekir ki, bir komşu bu kadar mı esrarengiz olur.

Oyun gerek dekorları – ki dekor malzemesi beyaz koli bantlarından ibaret – gerek iş paylaşımlarıyla iyi bir ekip çalışması. Arı misali sahnede bir oraya bir buraya evi kurup toplamak çok keyifli.

Güzel bir festival oyunuydu. Vakit bulursanız izlemenizi tavsiye ederim.

Korkusuz günler dilerim.

 

 

 

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.