Ahmet Vefik Paşa

Havalar ne kadar soğudu, kara kış nihayet yüzünü gösterdi ve mevsimler olması gerektiği gibi gidiyor…

Aslında hayatta olması gerektiği gibi gitmeli, sadeleşmeliyiz, sakinleşmeliyiz ve her daim gülümsemeliyiz.

Size dün nasıl bir gün geçirdim, anlatamam… Neyseki akşam için gideceğim bir tiyatrom vardı ve kendimi attım Paşa Paşa Tiyatro yahut Ahmet Vefik Paşa oyununa.  İlk önce sahneyi inceledim; müzisyenler geldi derken, güzel bir enerji salona yayılmaya başladı. A aaa,  sanki evimdeyim. Öyle güzel bir enerji ile girildi ki sahneye…

Şarkılar söylendi, dans edildi, dekorlar değişti, oyuncular coştu coştu coştu…

Özenle hazırlanmış ve Osmanlı motiflerini taşıyan bir dekor sizi karşılıyor ilk olarak. Sonrasında yine döneme uygun kostümler sizi yormadan oyunun içerisine davet ediyor. Dekor ve kostüm renkleri gayet birbiri ile uyumlu. Korodaki arkadaşların saçlarından, mimiklerine kadar herşey profesyonelce planlanmış. Yönetmen Mutlu Güney çok iyi bir matematik formülü kullanmış ve arkadaşlar bu formülü çok iyi sahneye taşımışlar.

Böyle bir dönem oyununun şarkı sözlerini çok genç olan Deniz Gürzumar’ın yapmış olması beni çok mutlu etti. Genç yetenekler iyi ki varlar.

Özenle çalışmış koro üzerindeki kıyafet ile bütünleşmişti adeta. Makyajlar ve saçlar uyum içindeydi. Evet, ben de artık dönemin içindeydim.

Hem dönem oyunu izledim, hem de bu günü yaşadım…

Bir oyun olsun, içinde Osmanlı, Moliere olsun ama bana da dokunsun diyorsanız,

Bir oyun olsun, gülelim, düşünelim istiyorsanız,

Sizce de halkın ufkunu tiyatro açacak ise ve Fasulyeciyan’ı özlediyseniz,

Halkını dinlemeyenlerin ne şah ne padişah olamayacağını hatırlatan güzel bir oyun izlenir, izlettirilir…

Başta da dediğim gibi, aslında hayatta olması gerektiği gibi gitmeli, sadeleşmeliyiz, sakinleşmeliyiz ve her daim gülümsemeliyiz… Sade, sakin, düşündüren, gülümseten, dinlendiren  nice oyunlara tiyatro ile kalın.

Sevgilerimle.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.